22 Tem

Hayvan Sevgisi

Bizler (Köpek ile yaşamı profesyonel hale getirenler ve bundan para kazanıp hayatlarını idame ettirenler.) beklide çok uzun zamanlar boyunca bir çok hayvan ile yaşamış ve onların gerçek mizaç ve davranışlarını,hayvani dürtülerini gerçekten iyi gözlemlemek ve anlamak zorunda olan insanlarız.Davranışlarını anlamadığımız bir hayvan ile uzun süreler beraber yaşadığımızı düşünmek bile acı verici olabilir.Yemek yemek istediğinde ,nasıl davranışlar sergilediğini bilmediğiniz bir hayvanınız var düşünsenize sizin bilgisizliğiniz yüzünden beklide aç kalacak..Bu noktada onların gerçek karakter ve mizaçları nedir sorusu ortaya çıkıyor.Akademisyenler bunlara belirli anlatım teknikleri ile belirli kalıplarla araştırıp yazmışlar.İncelemişler ,yıllarını onlar ile beraber geçirerek davranışları ve anatomileri hakkında çok fazla detay vermişler.Onlardan bizlere aktarılan bu detaylar günümüzde birden fazla köpek ile uzun süre geçiren insanların bu detayları göz önüne alarak belirli karakter gruplarında yaşamı çok kolaylaştıran (hayvan için) ip uçları elde edinmişler.

Örneğin bir sığır çiftliğinde sığırların ahırda tek bir noktaya toplanarak birbirlerine zarar vermeleri problemi çok uzun bir süre çiftlik yönetimi tarafından kontrol altına alınmamış.

Buna bağlı olarak acı çeken sığırlar ve para kaybeden patronlar mutsuz bir yaşamda bu kısır döngüyü aşmak için türünün ilk uzmanlarından Amerikalı hayvan davranış bilimi insanı Temple Grandin dan istenilen yardım çok ciddi bu sığır çiftliğine mutluluk getirmiş.

Temple Grandin in çiftliğe gelir gelmez yaptığı ilk şey (Otistik olan Grandin otistik bakış açılarını kullanarak hayvan gözünden dünya ya bakış mantığı ile hayvanlar gibi görmeyi becerebilen ender yeteneklerden biridir.)sığırların bulunduğu alanda onları korkutan bazı dış etkenlerin yerini değiştirmek yada onları saklamak olmuş. Korktukları objeler ortadan kaldırıldığında sığırlar kendilerini risk altında köşeye sıkıştıran bizon sürüsü gibi değil de merada otlayan bizon sürüsü davranışlarını sergileyecek kadar rahat hisseder hale gelmiş.Dolayısı ile doğal davranışlarından örnekler sergileyen sığır sürüsü daha keyifli otlanırken bolca kilo almışlar.Hal böyle olunca çiftlik sahipleri çok memnun kalmış tabi sığırlar için gerçek şudur ki en azında artık yaralanmalar ve bunlara bağlı acı çekme durumları engel olunmuştur.

Hayvan sevgisi! Acaba gerçekten bir duygu tatminimi? Yoksa insani dürtülerin bizim bildiğimiz sevgi durumlarında beynimizin kumanda ettiği davranışlarmı?

Eğer öyleyse  sevgii nerde kaldı? Karşılık duyulmadan verilen insani duygu acaba acıma duygusumu? Gayet insani bir durumu acaba biz mi hayvanlara yükledik…

Önce onları katlettik sonra etinden sütünden ve diğer avantajlarından faydalandık.

Daha sonra bir kısım insanoğlu bu yapılanlardan utanarak kötü muamele gören hayvanların yanında yer aldılar.Bu hayvan hakları koruyucuları kötü muameleye karşı dururken bir yandan da hayvanların duygularında değişimlere mi neden oldular.

Geride bıraktığımız tarihte her dönem hayvanlar a kötü muamele eden ve onların haklarını savunan ayrı iki insan topluluğunun varlığından kayıtlı tarih sayesinde haberdarız.